Merhaba,
Bu bölüm, her zaman anlatmakta ve yazmakta en zorlandığım bölümdür. Oldum olası iş kendimi anlatmaya gelince aklıma söyleyecek pek bir şey gelmez. Lakin elimden geleni yapacağım. Belki bu sefer başarabilirim. Başaramasam da tek tesellim genelde bu sayfanın okuyanının pek fazla olmaması :)
Efendim, nereden başlasak? En iyisi doğumdan başlamak…
Ben, 1988 Yılının serin bir nisan sabahında İzmir'de; ailemin ilk çocuğu olmanın haklı gururu ile gözlerimi dünyaya açtım. Lakin İzmir’e dair hiç bir anım olduğunu iddia edemeyeceğim çünkü doğumun hemen ardından taşındığımız Ankara ; her ne kadar şimdi hayal meyal hatırlasam da, bir nevi tüm çocukluk anılarımın yegane şehri haline gelmiştir! İlk okulu Yalçın Eskiyapan İlköğretim Okulu’nda okudum. Ardından 10 yaşıma anca basmıştım ki büyük bir güç beni ve ailemi hunharca okulumdan ve arkadaşlarımdan kopartıp Kayseri yollarına sürdü, evet babamın tayini çıkmıştı… Kayseri’de Nuh Mehmet Küçükçalık Anadolu Lisesi’ni kazanıp hazırlık sınıfını yeni atlamışken aynı zalim güç bu sefer bizi İstanbul’a sürdü. Geri kalan ortaokul ve lise eğitimimi İstanbul’da Yeşilköy Anadolu Lisesi’nde tamamladım. Pek de parlak bir öğrenci olduğumu söyleyemem açıkçası, ama oldu işte! Boşa geçen bir senenin ardından Beykent Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü kazandım. Herhalde Beykent Üniversitesi’ni seçmek hayatımda yaptığım büyük yanlışlardan birisi olmuştur. Evet, ne eğitim kadrosu, ne kataloglarında bahsettikleri kampüsleri (ne kampüsü, ben girdiğimde dikine yükselen tek bir apartmandan ibaretti kampüs diye belirttikleri şey!), ne de eğitimi hiç bir şeye benzemeyen bu üniversite beni kısa zamanda kendisinden soğuttu. Üstüne bir de dağ başına kurdukları kampüsleri eklenince… Boşa geçirdiğim 1 yılın ardından bu üniversite ile tüm ilişiğimi kestim. Şimdilerde ise ancak her Türk genci gibi Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi'nin uzaktan öğrencisi olmakla paso kullanmaya hak kazanabiliyorum.
Genelde pek müzik dinlemem ama dinlediğim zamanlar ise pek değişik tarzlardan kişi/grup’ları dinlediğimden kendimi belli bir müzik türünü dinliyor diye tanıtamayacağım bunun haricinde kitap okumaktan, film izlemekten ve yürümekten hoşlanırım. İster istemez teknolojiye ilgim vardır biraz. Biraz tembel, bayağı hareketli, sessiz, sakin birisiyimdir. 1,77m boyunda olup, kahverengi veya kumral (her neyse) saçlı ve yeşil gözlü birisi olarak aranızda geziyorum. Ve evet, farkındayım bir arkadaşlık sitesine yazmıyorum bu yazıları :)
Bir önceki paragrafta yazdığım gibi Açık Öğretim'de okuduğum için bol bol boş zamanım oluyordu ve uzun zamandır gittigidiyor üzerinden ticaret yaparak bu zamanı değerlendiriyordum. Gittigidiyor'a yine devam ediyorum ancak Bux.to ve Neobux'u keşfettiğimden beri gittigidiyor'dan kazandığım tüm paraları buralara yatırmaya karar verdim. Bundan sonra bu sitelere aylık 500 dolar civarı yatıracağım. Eğer şansım da yaver giderse hem gittigidiyor'dakinden daha çok kazanacağım hem de stok tutma, ürün kargolama, mal alma, satma, anlayışsız müşterilere laf anlatma derdinden kurtulacağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder